Yaşam Koçluğu

ÇOCUĞUNUZ UÇMAYI BİLİYOR MU?

Kasım 30, 2018

Hangi çağda olduğumuzu şaşırdık artık. Bir tarafta uzayda toprak parselleyenler, bir tarafta bir karış toprağa hasret olanlar. Bir yanda yapay zeka ile geleceğe yürüyenler, bir yanda gökyüzünde süzülen uçağı anlayamayanlar… 

Arafın çocuklarına gebeyiz, ne orada ne burada…

En iyisi diyerek saldırıyoruz, en mükemmeli olmak, en kusursuz, en büyük, en zeki. Kim ki, renkli bir balon bıraksa peşi sıra koşturuyoruz nefes nefese.

Çocuklarımız için, bir çalar saat gibi, hiç boşluk bırakmadan, nefes aldırmadan, yaşatmadan…

Öylesine koşullanmışız ki, hata kabul etmiyor, kırılıp, parçalanıyoruz!  

Kusursuz olacağımızı düşünürken, çaresizliklerimizle başbaşa kalıyoruz. Hep bir eksiklik, hep bir kargaşa. Bizim hesabımız bir türlü uymuyor çarşıya. 

Sizlere bir hikaye anlatacağım; 

‘Günün birinde bir krala, armağan olarak iki şahin yavrusu sunulur. Kral, onları eğitmesi için bir şahin terbiyecisine verir. Birkaç ay sonra usta terbiyeci krala, yavrulardan birinin kusursiz bir şekilde eğitildiğini, ancak diğerine ne olduğunu bir türlü anlayamadığını söyler. Ikinci yavru saraya geldiği gün tünediği daldan hiç kıpırdamamıştır, öyle ki yiyeceğini bile ayağına götürmek gerekmektedir. Kral, saraya türlü çeşitli şarlatan, hekim ve şifacı getirir, fakat hiçbiri kuşu uçurmayı başaramaz. Görevi saray ahalisine verir, ancak durumda yine en ufak bir değişiklik olmaz. Kral, sarayın pencerelerinden kuşun devinimsizliğinin sürdüğünü görebilmektedir. Son çare olarak tebaasına haber salar ve ertesi sabah şahin yavrusunun bahçede uçtuğunu hayretler içinde görür. -Bu mucize kimin eseriyse bulup getirin bana! Buyurur kral. Derhal huzuruna bir köylüyü çıkarırlar. Kral, ‘Şahini uçuran sen misin? Nasıl yaptın? Büyücü müsün sen? Diye art arda sorarak, anlamaya çalışır işin sırrını. Hoşnutlukla korku arasında gidip gelen zavallı köylü durumu açıklar: ‘hiç zor olmadı efendim, tünediği dalı kestim yalnızca. Yavru da, kanatları olduğunu farkedip uçmaya başladı’

Anlamalıyız ki; 

Her hamur özünde farklıdır, yaşam kaynağı su bile ihtiyaç kadarına şifadır, birinin gece dediği vakte diğeri gündüz der… Yani demem o ki; ezberleme kelimelerden cümle kurulmaz. Çocuklarımız için en büyük iyilik, sonsuz sevgimizdir…

Dostluk ile…

Henüz yorum yapılmadı :( Yorum yapmak ister misin ?

    Cevap bırakın